Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2020 Tüm hakları saklıdır

Finli Emmy Kuyanpaa'nın İlk albümünde Bulgar folklorundan sesler var

Photo: Venla Helenius

Gerçekten "hepimiz çocukluğumuzdan gelirsek", Emmy Kuyanpaa kesinlikle Karelia'nın müzik kültürünün bir parçasını taşır.Bu annesinin ebeveynlerinden ona kalan bir miras. Finli genç kadının Bulgar folkloruna ilgisine gelince, ilk izlenimleri rastgele dinlediği kayıtlardan. Her iki eski kültür de profesyonel müzisyenin hayatında çoktan beri yeri var. Günler önce Finlandiya’da “Nani” başlıklı ilk albümünün galası yapıldı:

“Ben şarkıcı ve besteciyim. 2009 yılında Plovdiv'de Müzik Akademisinde Bulgar folkloru okudum. Helsinki’de Sibelius Müzik Akademisi'nden mezun oldum. Aynı akademide ve bir müzik okulunda halk müziği, halk şarkıları öğretiyorum. Yeni projemdeki şarkılar her iki halk geleneğine dayanıyor. Şarkılar Bulgaristan Ulusal Televizyonunda ve Helsinki'deki Müzik Merkezinde kaydedildi. "


Albümde "Bulgar Seslerinin Gizemi - Uluslararası Vokal Akademisi" (Le Mystere des Voix Bulgar Vokal Akademisi) yer alıyor. Yaklaşık iki yıl önce kurulan bu topluluk dünyaca ünlü koromuza şarkıcı hazırlıyor.Her iki grubun şefi Prof. Dora Hristova'dır ve öğrencileri arasında Emmy Kuyanpaa da var. Dora Hristova şunları anlattı:

"Onun bukadar hızlı gelişmesi benim için bir sürprizdi. Emmy folklorik seslendirmeyi öğrendi, süsleme tekniğinde ustalaştı ve birçok şarkı öğrendi. İki dörtlü içeren bir CD kaydetti. Bulgar dörtlüsü Plovdiv’ten “Vaya” diğeri Finli "Mama”. Çok ilginçti çünkü hem Bulgarca hem de Fince şarkılar söylediler. Finlandiya'da yapılan kayıtlar için iki takımı yönetmeye davet edildim. Şimdi sadece kendi besteleriyle bir albüm çıkardı. “Nani” Uluslararası Akademimizin ilk ürünü. "

Albüm Bulgaristan'daki konserlerde sunuldu ve 13 Mart'ta Helsinki'de, “Sibelius” Akademisi'nin boş salonunda sunuldu. Emmie, konserin canlı olarak yayınlandığını ve artık internetten duyulabileceğini açıkladı.

“Bir süre önce ilk şarkıyı yazdım.Evde küçük bir org var ve kızım çalıyor.Onu dinlerken, "Ogreyalo yasno slantse” halk şarkısı aklıma geldi. Dünyada kaç kadının ayrımcılığa, şiddete maruz kaldığı beni çok şaşırttı. Şarkdaı "Anne, neden bu kadınları yalnız bıraktın?"deniyor. Tam o sırada Bulgaristan'dan gece uçuşuyla Helsinki’ye dönüyordum. Yaz başlarındaydı, Fin geleneğine göre Helsinki çevresinde birçok ateş yakılır.İşte bundan ilham aldım ve “Celestia” şarkısını yazdım.Fikir Prof.Hristova’nın. Fin ve Bulgar folklorunu bir araya getirdim.” ​


Kategorideki diğer yazılar

Peter Krumov: "Dobruca’nın düz ovasının sonsuzluğu...ve folkloru"

Geleneksel Dobruca müziğine adanmış bir yaşam - bu kelimeler ünlü bestecimiz ve orkestra şefi Peter Krumov'un yaratıcılığını en güzel bir şekilde belirler. Dobruca’nın sanat mirasının hizmetine bir bağlılığı var Krumov’un. Yüzlerce halk şarkısının..

Eklenme 29.03.2020 09:05

Razlog belediyesinin Baçevo köyü Todorovden'i bir at koşusu ile kutluyor

Halk arasında inançlara göre, Mart ayının başlarında günler artık büyümeye başlar ve havalar ısınır. Bu günde, yani Todorov gününde  bir atı olan herkesin onu çıkarması ve şenliklere, yarışlara katılması gerektiğine inanılıyor. Çiftçiler, atlarını..

Eklenme 07.03.2020 08:05

Yambol Tarih Müzesi’nin “Kukeri oyunları- renk, büyü ve gizem şöleni” sergisi

Kukeri geleneğinin ana fikri, ölmekte olan ve daha sonra tekrar canlanan doğayı göstermek, ki bu fikir, Bulgarların tüm inançlarının bir parçasıdır. Söz konusu geleneğin temelinde tarlanın sürümü, tarlanın ekimi ve hasatın toplanması gibi  kır işleri..

Eklenme 29.02.2020 10:05