Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2020 Tüm hakları saklıdır

Dünya Çevre Gününde biyoçeşitlilin önemi vurgulandı

Photo: Pixabay

İnsanoğlu faaliyetinin sonucu olarak okyanus yüzölçümünün üçte ikisi ve karanın dörtte üçü önemli değişikliklere maruz kalmıştır. 2010 -2015 yılları döneminde  32 milyon hektarlık orman arazileri ortadan kaybolmuştur. Gelecek 10 yıl çerçevesinde bilinen her dört türden biri gezegenimizden silinebilir. Bilim işçileri, doğa dengesini bozmakla insanoğlunun hayvanlardan insanlara virüs yayılmasına mükemmel şartlar oluşturduğu görüşünde birleşiyorlar. Araştırmalara göre insanlarda baş gösteren tüm bulaşıcı hastalıkların yüzde yaklaşık 75’inin zoonotik kökeni var.  Biyoçeşitliliğin kaybı sonucu yayılmaya başlayan Covid-19 salgını bunun bir kanıtıdır.  Bir ekosistem türleri bakımından ne kadar daha zenginse, tür çeşitliliğinin oluşturduğu  doğal bariyerden ötürü patogenler bu sistemin içinde bir o kadar zor yayılır. Bu bağlamda biyoçeşitlilik şimdiki Dünya Çevre Günü’nün temel konusudur. Amaç, insanlığın hızlanan tür kaybı ve doğanın yokedilmesine karşı aktif önlemler almasıdır.  ‘Biyoçeşitlilik’ Vakfı’nda ‘Doğanın Korunması’ndan sorumlu uzman Spas Uzunov: ‘Kalan Avrupa ülkelerine kıyasla Bulgaristan’daki görüntü iyimserlik yaratıyor diyor ve şöyle devam ediyor: 

"Bulgaristan, canlı türleri, yaşam alanı ve ekosistem çeşitliliği bakımından Avrupa’da ilk beş sıradan birinde yer alıyor. Son on yılda Bulgaristan’daki yoğun iktisadi yaşam, bu doğal zenginliği korumak üzere nasıl politikalar uyguladığımız, ne gibi etkilerde bulunduğumuz sorusunu ortaya atıyor. Çünkü sayısı azalan türlere, yokedilen yaşam alanlarına rastlıyoruz. Canlıların yaşam ortamının tahrip edilmesi ise dünya genelindeki biyoçeşitliliğin azalmasında görülen en önemli etkendir.  Onarılamayacak bu doğal kaynak alanlarında oteller inşa ederken turist azalımı yaşıyoruz."

Korunmuş tabiatından dolayı komşu ülkeleri yeğleyen Bulgar turist sayısında görülen azalma çok önemlidir. Ahtopol’un bozulan dünleri,korumaya alınan  ‘Alepu Bataklığı’ yakınındaki skandal inşaat, Varna’daki su boru hatları, İrakli’nin korumaya alınmış bölgesindeki inşaat çalışmaları hoşnutsuzluk dalgalarına yolaçıyor.  Natura 2000 Avrupa Ağı’na dahil edilen bölgelerin yönetimini belirleyen  Biyolojik Çeşitlilik Yasası’na hazırlanan değişiklikler de memnuniyetsizlik yarattı. Bilimsel çevrelerle birçok doğacı ve çevreci örgütü bu değişiklikleri özel çıkarları savunan bir ‘lobicilik’ olarak nitelediler.

Spas Uzunov devamla şöyle diyor: "Biyoçeşitliliğin yönetiminde  yerli ve ülke genelindeki iş dünyasına mutlak yetkiler tanınıyor. Yeni değişikliklerle koruma altındaki tür ve canlı yaşam alanlarının muhafaza edilmesine yönelik  önlemleri belirleyen organlardan bilimsel örgütlerin çıkartılması öngörülüyor. Öte yandan Çevre Bakanına tam yetki veriliyor. Karadeniz bölgesinde ve diğer bazı yerlerde bunun sonuçlarını görüyoruz."


İntansif tarım sonucu arıların yığınsal biçimde ölmesi de endişe verici bir başka olaydır.

Spas Uzunov bu konuda şöyle konuştu: "Bu, bu canlı türlerinin sayısı ve biyoçeşitliliğinde görülen feci bir düşüştür. Tabii ki,tarımda kullanılan pestisit ve suni gübreler buna yol açan sebeplerden biridir ama başkaları da var.  Canlı yaşam alanlarının yokedilmesi, iklim değişiklikleri ve GMO da arıların yokolmasına sebep oluyor. Bütün bu etkenler tozlaşma yapan arı sayısının görülmedik biçimde azalmasına yol açıyor. Ekosistemler ve  uygarlık olarak biz de bunlar olmadan yaşamımızı sürdüremeyiz.


Buna rağmen, doğacı ve çevreci örgütleri çevrenin korunmasına yönelik başarılı projeler hayata uyguluyorlar. Bunların ikisi bu yıl  Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenen ‘Natura 2000’ ödülleri yarışmasının finaline ulaştı. Bunlar, ‘Natura 2000’e alınan 145 koruma bölgesinde eski ormanların korunması inisiyatifi ve Tuna düzlüğünde  WWF bölgesinin yeniden devreye girmesi projesidir. ‘

Fotoğraflar: Pixabay, Facebook /Spas Uzunov

Çeviri: Neli Dimitrova​


Kategorideki diğer yazılar

“Üç Kardeş ve Altın Elma” masalı

Küçük dinleyicilerimize özel hazırladığımız “Masal Kutusu” köşemizde bu hafta Bulgar halk masallarından “Üç Kardeş ve Altın Elma ” masalı yer alıyor. Bir zamanlar üç oğlu olan bir aile varmış. Bahçelerinde sihirli bir elma ağacı varmış. Bu ağaç,..

Eklenme 02.08.2020 08:00

Yurtdışında bulunan Bulgaristan vatandaşları protesto hazırlığında

Hükümetin ve başsavcının istifa etmeleri talebi ile düzenlenen protestoların gerek yabancı medyada gerekse de Bulgar diasporasında olsun yurt dışındaki yankıları büyüyor. Almanya, Münih’te ve Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan protestoların..

Eklenme 01.08.2020 07:15

Bulgaristan Halk Meclisi eski binasına veda etti

Milletvekilleri 2 Eylül’e kadar yaz tatiline çıktı. Meclis başkan yardımıcısı Valeri Simeonov, oturumu kapatmadan önce, bundan sonraki olağan Meclis oturumunun ‘ Narodno Sıbranie’ 2 (Halk Meclisi) meydanındaki yeni Meclis salonunda düzenleneceğini..

Eklenme 31.07.2020 14:57